Değerli Konuğumuz,
Lütfedip Bölüm sitemizi ziyaret ettiğiniz ve Bölümümüzün kuruluş öyküsünü okuduğunuz için teşekkür ederiz.
Bölüm kuruluş geçmişimizin anlatıldığı aşağıdaki bu kısa öykü yolu boyunca size ben kılavuzluk etmeye çalışacağım. Umarım yol boyuncaki önemli hiç bir aşamayı atlamadan bu heyecanlı turumuzu tamamlayabileceğiz.
Çok mu geçmişe gitmiş oluruz acaba, bundan bir yüzyıl öncesine dönsek? Ne de olsa, şu anki Bölümümüzün yer aldığı ortam ilk o zaman kuruluyor: M.S. 1911. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin 1911 yılına kadar giden bir geçmişi var. Gerçi o yıldan bugüne kadar hem isim hem de yapılanma açısından pek çok değişiklikten geçmiş olsa da her bir sonraki kurum, bir öncekinden sürdüğü için Üniversite'nin geçmişini o yıla kadar götürmek yanlış olmayacaktır. Size Bölümümüzle ilgili kısa bir tanıtıma geçmeden önce, Üniversite’mizin geçmişini (Internet sitesindeki bilgilerden) kısaca aktarmak istiyorum:

Bu tabloya baktığınızda, böylesi teknik bir geçmişi taşıyan bir yüksek öğretim kurumunda “İngilizce Öğretmenliğinin yeri olabilir mi?” diye bir düşünce aklınıza gelmiş olabilir. Hatta, “Acaba, doğru sitede miyim?” diye bile düşünmüş olabilirsiniz.
Aslında bu durum ülkemizde bir ilk değil; çok iyi bilindiği gibi Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin de bir İngilizce Öğretmenliği Bölümü var. Ayrıca, bir üniversitenin temel işlevlerine bakılırsa iki tanesinin belirgin biçimde öne çıktığı görülecektir: Bilim yapmak ve bilimi yaymak. “Yaymak” bölümü, işin eğitim boyutuna giriyor. Yani, bir bilim insanı yepyeni şeyler bulabilir. Ama sıra bunları başkaları ile paylaşmaya geldiğinde, eğitim bilimlerinin önerdiği yolları izleyerek aktarması daha uygun olur. O nedenle, bir yüksek öğretim kurumu içinde eğitim boyutu ile ilgili ayrı bir birimin bulunması çok doğal karşılanabilir.
Bir başka nedeni ise C. P. Snow’un o ünlü Rede Konferansı’nda dile getirdiği “iki bilimsel kültür” (fen bilimleri ve sosyal bilimler) arasındaki ayrılığa bağlanabilir. Belli bir alanda yoğunlaşan bir kişi ister istemez kendisini bir süre sonra o alanın fazla içinde bulabilecektir. Elbette bu da doğal, ve belki de olması gereken de bu. Ama böylesi bir yoğunlaşma, kendisini her an bir saplanmaya doğru kaydırabilir. Sonra da, Dr. Snow’un da gösterdiği gibi, diğer alanlara tümüyle yabancı kalabilir. Belki başka bir ortamda olunsa bir dereceye kadar hoş görülebilir. Ancak, bir üniversitede bu türden bir saplanma yalnızca engelleyici olabilir; çünkü bir bilim insanı, üzerinde yoğunlaştığı konuya ne kadar az sayıda açıdan bakarsa o kadar az sonuca varabilecektir. Yani, ne kadar çok açı, o kadar iyi... Bir yerde insan doğası gibi: Ne denli fazla sayıda ve nitelikte ögeden oluşuyor; ama sonuçta hepsi ortak ‘bir’ insan doğasını oluşturuyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi aslında böylesi bir birlikteliği uzun bir süredir yaşıyordu: Fen-Edebiyat Fakültesi içinde Eğitim Bilimleri Bölümü, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü, Batı Dilleri ve Edebiyatı Bölümü ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü zaten bulunmaktaydı. Ancak bu kez bu bilimsel ekinler arası birliktelikte bir adım daha ileriye gidilerek bir Eğitim Fakültesi kurulması gündemdeydi.
Yeni bir Fakülte kurulması için üç Bölüm olması gerekiyordu. İki tanesi zaten vardı: Eğitim Bilimleri Bölümü ve Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü (ya da, kendi aramızdaki kısaltmalarıyla ‘EBB’ ve ‘BÖTE’). Peki, gerekli üçüncü Bölüm ne olacaktı?
Bu heyecanlı serüvenin bu aşamasında sahneyi bizim Bölüm alıyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü (Prof. Dr. Sayın Ayhan Alkış’ın Rektörlük döneminde) 1999 yılında Dr. Ömer Demircan’ı İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nü kurması göreviyle davet etti.
Çok değerli hocamız Ömer Bey o sırada İstanbul Üniversitesi’nde görevliydi. Yüksek Lisans Tezini Ömer Bey’le yeni tamamlamış olan ve kendisi de o sırada İstanbul Üniversitesi’nde görevli olan Suzan Hanım, bu kurucu ekibin ilk çekirdeği olarak Ömer Bey’e katıldı. Nesrin Hanım ve ben de bu ekibe seve seve katıldık; ancak dönem ortası olduğu için, görevli olduğumuz İstanbul Üniversitesi’ndeki ders ve görevlerimizin aksamaması için 1999-2000 öğretim yılı bitene kadar o üniversitedeki çalışmalarımızı sürdürdük. Nesrin Hanım ve ben bu arada Ömer Bey ile Doktora çalışmalarımızı da tamamladık. Ekibe Boğaziçi Üniversitesinden Hülya Hanım da katıldı. Ve, Ekim 2000’e gelindiğinde beş kişilik ekip artık Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeydik...
Yıldız’daki görev yerimiz (geçici olarak) Fen-Edebiyat Fakültesi içindeki Eğitim Bilimleri Bölümü (Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı) idi. O dönemde Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sayın Durul Ören, Bölüm Başkanımız ise Prof. Dr. Sayın Münire Erden idi. 1999 yılı Yıldız Teknik Üniversitesi için önemli bir yıl. Çünkü, T.S.K. Davutpaşa Kışlası o yıl üniversitemizin kullanımına verildi. Üniversite yönetimi, personeli ve ilgili herkes doğrusu takdirle karşılanması gereken bir biçimde, çok kısa bir sürede bu askeri yerleşimi üniversite yerleşimine dönüştürdü. Eski Kışla yapısının onarımı; fen deneyliklerinin kurulumu; elektrik, su, Internet, vb. altyapı işleri ‘bir kaç ay’ içinde büyük bir hızla tamamlandı. 2000-2001 öğretim yılında, yeni Davutpaşa Yerleşim Birimi artık eğitime ve bilime (veya bilime ve eğitime) ortam olmaya hazırdı. Bu yeni yerleşim birimine, Şişli Yerleşim Birimi’ndeki Fen-Edebiyat Fakültesi (eski İDMMA yapısı) öncelikle taşındı. Oranın hem fiziksel alan olarak aşırı bir darlığı ve 1999 depremi sonrasında çekinceli durumu söz konusuydu.
Eğitim Bilimleri Bölümü Davutpaşa’da olduğu için bizim de resmi yerimiz Davutpaşa idi. Ama, Rektörlük, Ömer Hoca’mızı Türk Dili Bölümü Başkanı olarak görevlendirmişti. Türk Dili Bölümü o sırada Yıldız (Merkez) Yerleşim Birimi içinde olduğu için biz de ekip olarak Hocamızın yanında, Yıldız’da çalışıyorduk.
Ömer Bey çok çalışkan bir kişi ve ilkeli bir bilim insanı. Yeni Başkanlık görevinde, öncelikle üniversitedeki Türk Dili derslerinin yeniden yapılandırılması için bir Üniversite Projesi başlattı. Suzan Hanım da kendisiyle birlikte bu Proje’de yer aldı. Ekim 2000’de beş kişilik ekip tamamlandığında önümüzde bir dizi çalışma duruyordu. Kuşkusuz en ‘acil’ olanı, yeni İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nün kurulması çalışmalarıydı. Çok büyük bir bölümü Ömer Hocamız tarafından hazırlanan Bölüm Kuruluş Önerisi Dosyası tamamlandı, Fakülte Yönetim Kurulu ve Üniversite Senatosu’nca onaylanarak Y.Ö.K.na iletildi.
Artık bir bekleme süreci başlamıştı.
Yıl 2001... Ömer Hocamız, Yıldız’daki sosyal bilimler oluşumuna katkıda bulunmak için de Ulusal Dilbilim Kurultayı’nın onbeşincisini üniversitemizde düzenledi. Tüm ekip ve Türk Dili Bölümü’nün diğer idari ve akademik personeli bu çalışmada yoğun bir emekle yer aldılar.
İngilizce Öğretmenliği Lisans Programı açılana kadar, Yabancıdil (İngilizce) Öğretimi Tezli Yüksek Lisans Programı ve Yabancıdil (İngilizce) Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı üniversitemizin Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne bağlı olarak açıldı. O sırada Lisans programı henüz açılmamış olduğu için, bu programlara bir lisansüstü program için alışılmışın çok üzerinde bir kontenjanla (20-30 öğrenci) bilimde uzman adayı kabul edildi.
2000-2001 öğretim yılı, XV.Dilbilim Kurultayı ve bu iki yüksek lisans programı ile yoğun biçimde sürdü.
Bu arada, beklenen yanıt Y.Ö.K.dan geldi—ama yanıt beklendiği gibi olmadı: Bölüm kuruluş önerisi reddedilmişti...
Bölüm Kuruluş Dosyası bir kez daha hazırlandı. Gelen yazıdaki açıklamaya göre kimi yerleri yeniden düzenlendi; öğretim elemanları ile ilgili bölümler daha ayrıntılı hale getirildi. Ve, Ömer Bey’in başkanlığında biçimlendirilen bu öneri dosyası yine aynı süreci izleyerek Y.Ö.K.na sunuldu. Yabancıdil (İngilizce) Öğretmenliği Tezli Yüksek Lisans Programı öğrencilerinden Sayın Elif Kır (Araş.Gör.) da o dönemde Bölüm kadromuza katıldı. Böylece artık altı kişi olmuştuk.
İkinci bekleme süreci başlamıştı.
2002 yılında, o sırada içerisinde yer aldığımız Eğitim Bilimleri Bölümü ile birlikte, üniversitemizin İnsan Kaynaklarını Geliştirme Merkezi tarafından düzenlenen İngilizce Öğretmenliği Sertifika Programı açıldı. Bu program, ülkemizdeki İngilizce öğretmeni açığını gidermek amacıyla, Y.Ö.K. ve M.E.B.nın ortaklaşa hazırladığı tek-tip bir yoğunlaştırılmış eğitim programı. Normal bir öğretim yılı süresi var: 14 hafta x 2 yarıyıl. İngilizce Öğretmenliği dışında ve öğretim dili İngilizce olan bir lisans programı mezunları veya son sınıf öğrencileri katılabiliyorlar. Alanın tümüyle içinden olan meslektaşlarla yaptığımız yüksek lisans çalışmaları sırasında, alanla hiç ilgisi olmayanlarla yaptığımız bu Sertifika çalışması da (en azından benim için) çok değişik bir deneyim olmaktadır.
Ve, bu arada, ikinci bekleyiş de sona erdi, beklenen yanıt Y.Ö.K.dan geldi—ama yine beklendiği gibi değil: Bölüm kuruluş önerisi ikinci kez reddediliyordu...
Bu ikinci olumsuz yanıt doğrusu bizim ekibi derinden üzdü ve moralimizi çok bozdu. İlk red yazısından çıkarabildiğimiz kadarıyla, Bölüm kurulması için yeterli öğretim elemanı yoktu; Bölüm kadrosu, ilgili yakın alanların öğretim elemanları ile zenginleştirilmişti. İşi aramızda, “Başka bir üniversitede aynı üç öğretim elemanı ile üç ayrı Bölüm kurulurken biz beş kişi bir bölümü kuramadık!” yollu şakalaşmaya vursak da gerçekten moralimiz bozulmuştu. “Her halde, YÖK bu izni vermeyecek,” demeye başladık. O zaman, üniversitemiz içindeki konumumuz da kendi kendisini geçersiz kılıyordu. Görev sürelerimiz dolduğunda yeniden uzatma olmasını gerektirecek bir durum da kalmıyordu. Acaba başka iş olanaklarını da arasa mıydık?
Yıl 2003. O yılın Eylül ayı ufkunda çok daha kötü bir olay bizi bekliyordu: Değerli Hocamız Ömer Bey ‘yaş haddi’nden emekli olacaktı. Ekipte tek profesör kendisiydi. Ve profesörü kalmamış bir ekibin Bölüm kurması, iki kez red olgusunu da göz önüne alınca, pek de gerçekçi değildi. Yani üçüncü kez başvuru olsa bile, kesin yine geri dönecekti.
Bu arada, bu konunun dışında başka bir şey Ömer Hocamızın aklına geldi: Üçüncü bir yüksek lisans programı açmak. Türkiye’de lisans düzeyinde hiç bir programı bulunmayan, yüksek lisans düzeyinde ise bir elin parmaklarından bile az sayıda üniversitede açılmış olan bir program. Benim de kişisel olarak çok değerli ve çok anlamlı bulduğum bir program. “Nasıl daha önceden aklımız gelmedi!” diye bizi hayıflandıran bir program: Yabancıdil Olarak Türkçe Öğretimi Tezli Yüksek Lisans Programı. ‘Yaş haddi’ sıkıntısı burada da bizi üzdü. Bu program açılmalıydı. Ama hangi öğretim elemanları ile? Öğretim yılı çoktan başlamıştı. Bir sonraki öğretim yılına açılamazdı, çünkü Ömer Bey emekli olacaktı. Büyük bir süratle bu yeni yüksek lisans programı açma önerisi hazırlandı. Yüksek lisans programı açılmasına üniversitelerin rektörlükleri karar verdiği için şansımız vardı. Ömer Bey, kişisel olarak görüşmelerle, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden bu programın onaylanarak geçmesini sağladı ve program öğretim yılı ortasında, Bahar yarıyılında (Şubat) başladı.
Bu yeni yüksek lisans programından önce, Eğitim Bilimleri Bölümü ile doğrudan işbirliğimiz olmaktaydı. En azından o Bölüm’e bağlıydık. Şimdi yeni bir Bölüm’le ve yeni öğretim elemanları ile birlikte de çalışacaktık: Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Ölmez ve Prof. Dr. Zuhal Ölmez. Türk Dili Bölümü’nden Öğr.Gör. Sayın Feyza Hepçilingirler de programın öğretim elemanları kadrosundaydı. Kendileri de bu yeni yüksek lisans programımıza destek verdiler ve Türkiye’deki sayılı programlardan birisini açmayı gerçekleştirebildik.
2003 Eylül’ü geldiğinde sevgili hocamız Ömer Bey emekli oldu. Türk Dili Bölümü Başkanlığı değişti. Doğal olarak, bizim ekibin de Yıldız Yerleşim Birimi’ndeki yaşama dönemi sona erdi. O zamana kadar, yüksek lisans derslerimizi Yıldız’daki Çukursaray yapısında veriyorduk. Artık yeni programlara öğrenciler Davutpaşa’ya geleceklerdi.
Yıl 2004. Olumlu bir yıl denilebilir, yukarıda sözü edilen olay bakımından. Üniversitemiz içinde zaten bir Eğitim Fakültesi kurulacaktı. Ancak, bizim zannettiğimiz kadarıyla, Fakülte kurulması için üç Bölüm olması gerekiyordu. O nedenle, önce İngilizce Öğretmenliği Bölümü kurulmalı, Bölüm sayısı 3’e çıkmalı, ardından Fakülte kurulması önerisinde bulunulmalıydı.
Sonradan anlaşıldı ki, durum böyle değilmiş. Yani, bizim Bölüm olamama nedenimiz Fakülte’nin henüz kurulmamış olmasıymış; Y.Ö.K. bir Fen-Edebiyat Fakültesi içinde İngilizce Öğretmenliği Bölümü kurulmasını onaylamıyor ama Eğitim Fakültesi içinde onaylayabiliyormuş. O yıl, Eğitim Fakültemiz kuruldu. Hemen ardından da İngilizce Öğretmenliği Bölümü Kuruluş Önerisi Dosyası üçüncü kez hazırlandı. Ancak, bu kez, öneriyi sunanın imzasının yerinde Ömer Hocamız’ın adı yoktu. O sırada Bölüm Başkanlığı altında bulunduğumuz Prof. Dr. Sayın Ali İlker Gümüşeli tarafından yine aynı titizlikle incelenerek yine aynı süreçleri izleyerek Y.Ö.K.na sunuldu.
Üçüncü bekleme süreci de başlamıştı...
Ama bu kez çok umutluyduk. Çünkü, Y.Ö.K. ile Fakülte yönetimi arasında yapılan yüz-yüze görüşmeler sonucunda, önceki iki kez red nedeninin artık kalmadığını görmüştük. 2004’ün bahar aylarında, ÖSS kılavuzlarının basımının neredeyse tamamlanmak üzere olduğu bir zamandaydık. Hemen hepimiz, Bölümümüzün kuruluşunun bir sonraki (2005-2006) öğretim yılına kalacağını düşünüyorduk. Bölüm kurulma kararı geçse bile, öğrenci alımı için kesin bir sonraki öğretim yılı diye düşünüyorduk. Ömer Bey’in ayrılmasından sonra ders yüklerimizde artma olmuştu. Ayrıca, önceki dönemlerde fazla fazla alınan yüksek lisans öğrencilerinin Tez yazma dönemleri de teker teker geliyordu. Ders verme yetkisi olan üç eleman olarak (Hülya Hanım, Nesrin Hanım ve ben) her biri ayrı bir konuda onlarca Tez ile (tabir yerindeyse) ‘boğuşmaya’ başlamıştık. 2003 yılının yaz ayları böyle Tezlerle geçmişti. Görünüşe göre 2004 yazı da öyle geçecekti. Bu arada, doktoralı yeni öğretim elemanları arayacak, kadromuzu güçlendirecek ve bir daha sonraki yıl yeni lisans öğrencilerimizle başlayacaktık.
Ve üçüncü bekleyiş dönemi de sona erdi, beklenen yanıt Y.Ö.K.dan geldi—ama yine beklendiği gibi değildi!
Bu kez, daha öncekilerin tam tersine, çok hızlı bir biçimde Bölüm kuruluşu onanmış ve hemen öğrenci alınması kararı verilmişti. 2004 ÖSS Kılavuzlarında da Bölümümüz yerini almıştı.
Aslında zaten programlar hazırdı. O nedenle bu ‘mutlu şaşkınlığı’ atlatıp yepyeni bir başlangıcın en başını yaşamaya hazırlandık. 2004-2005 Öğretim Yılında kadromuza yeni katılanlar da oldu. Yabancıdil Olarak Türkçe Öğretimi Tezli Yüksek Lisans Programı öğrencilerinden Sayın Betül Tarhan (Araş.Gör.) ile altı; kadrosu Rektörlük’ten Bölümümüze aktarılan Araş.Gör. Dr. Sayın Celile Eren Argıt ile yedi kişi olduk. İdari personel olarak Bölüm Sekreterimiz Sayın Esma Dökmener ile birlikte (bu öykünün yazıldığı) şu anda artık sekiz kişiyiz.
Değerli Konuğumuz,
Öykümüz burada sona eriyor. Aslında asıl serüven şimdi başlamış durumda; geleceğin nesillerini yetiştirecek öğretmenleri yetiştirme onuru ve sorumluluğunu duyumsuyoruz.
Bu öykü yolculuğunda size kılavuzluk etmeye çalıştım. Umarım açıklayıcı olabilmiş, sizleri sıkmamışımdır.
Bu öyküde yer alan herkes adına selam, sevgi ve saygılarımla,
Aybars Erözden..
Mayıs 2005